Şehitler Ölmez Vatan BöLünmez ! ! !
Gulkurusu.Net

By ReiS iletişim :msn Admin@gulkurusu.net

| Şehitlerimizin İntikamı Alınacak! |

Bir Şehit Değil 1000 Şehit Feda Bu Vatana - Unutmayınız ki 1 Can Verirsek 1000 Can Alırız!!
Sanmayınız 15000 Can alıcaz, Yüzbinlerce Şehidimizin canına karşılık Kaç Vatansız Cahilliğini kullandığınız insanı feda edebilirsiniz?
Canınızı vermemek için Annesini Satan Namussuzlar Size Bu Sözler!! Her Türk Asker Doğar!!! Binlerce Şehidimizin Hesabını Veremeyeceksiniz!!

| Son nefesimizde de Olsa Son Sözümüz Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez!!! Ata'larımız Bu Vatan İçin VATAN MİLLET SAKARYA Dedi. Vatan Bölünmez Şehitler Ölmez ! '

| Ata'larımız Bu Vatan İçin VATAN MİLLET SAKARYA Dedi. Vatan Bölünmez Şehitler Ölmez !

!!Terror Must Stop!!



| NE MUTLU TÜRKÜM DIYENE...!!!! |




Cesur Mehmetçik Adına
Korkma Yiğidim Hesabın Sorulacak!


Şimdi soruyoruz, binlerce yıldır birbirinin içine geçmiş insanları ayırmaya çalışmak hainlik değil de nedir? Bırakın artık elinizdeki o nifak tohumlarını. Bu topraklarda büyümeyecek o nefret fidanları. Bu toprağın ormanları sizin sahte ağaçlarınızı almayacaklar arasına. Bu toprağın özünde hain yetiştirmek yoktur. Ne yazık ki sizin gibi hainler dışarıdan geliyorlar. Ama sanmayın ki kaynağını bilmiyoruz, sanmayın ki anlamıyoruz, sanmayın ki meydanı boş bulup at koşturmanıza izin veriyoruz. Unutmayın ki at binmek bizim özümüzde var. Güneş elbet bir gün bu toprakların üzerine kaldığı yerden doğmaya devam edecek. Gelin gölge etmeyin hayatımıza, gelin güneşin altında ele ele oynayan çocukları ayırmayın. Gelin özür dileyin ortak geleceğimizden. Gelin köpekleşmenin tarihinde önsöz olacağınıza güneşli günlerin kaynakçasında geçsin adınız. Netice şudur ki Hainler, âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar, bizim iman dolu göğsümüz gibi serhaddimiz var.
Harita Öyle Değil Böyle Çizilir!!
İçinize Sindi mi ?
Güneşli günler yakındır. Belki yarın belki yarından da yakın! Ümitsizliğe düştüğünüz zaman mavi gökyüzüne bakın ve Atamızın şu cümlelerini hatırlayın. Göğsünüz bir kere daha kabarsın, tüyleriniz diken diken olsun, gözlerinizden iki damla yaş aksın. “Bu memleket dünyanın beklemediği asla ümit etmediği, bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine sahne oldu. Bu sahne en aşağı yedi bin senelik Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgârlarıyla sallandı. Beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından korkar gibi oldu, sonra onlara alıştı. Onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu. Bir gün o tabiatın çocuğu tabiat oldu, şimşek, yıldırım, güneş oldu, Türk oldu. Türk, budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kızkardeşimin gelinligi, şehidimin son örtusü. Işık lşık, dalga dalga bayrağım, Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım. Sana benim gözümle bakmayanın Mezarını kazacağım. Seni selamlamadan uçan kuşun Yuvasını bozacağım. Dalgalandığın yerde ne korku ne keder... Gölgende bana da, bana da yer ver! Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar! Yurda, ay-yıldızının ışığı yeter. Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün Kızıllığında ısındık; Dağlardan çöllere düşürdüğü gün Gölgene sığındık. Ey şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalı; Barışın güvercini, savaşın kartalı... Yüksek yerlerde açan çiçeğim; Senin altında doğdum, Senin dibinde öleceğim. Tarihim, şerefim, şiirim, herşeyim; Yer yüzünde yer beyen: Nereye dikilmek istersen Söyle seni oraya dikeyim!