| |
Küçük bir çocuktu. Hep hayalleri vardı, tüm
çocuklar gibi. Bir de, gücünün kaynağı bilinmeyen bir umudu...
Büyüdü. Bir an geldi ve bir arayış içinde olduğunu gördü. Hayatında bir
şeyler eksikti. Belki yeni karşılaştığı gerçek hayat, bu eksikliği
farkettirmişti ona. Aradığının ne olduğunu anlayabilmek için hayallerine
daldı. Daha çok hayal kurdu. Aradığı şey gerçek sevgiydi. Sevginin en saf
haliydi. Ona verilmemiş olanı bulmak için sahip olduğu umuduyla yola
çıktı. Bir yerde durdu, aradığı şeyi bulduğunu zannettiği. Hayır,
bulamamıştı. Olsun, hala umudu vardı yeterince. Tekrar yola çıktı. Birkaç
kez daha durdu, farklı yerlerde. Ama sonuç hep ayniydi. Umudunun
azaldığının pek farkında da değildi. Ve başka bir durak. "Evet, burası
olmalı", dedi kendi kendine. Maalesef olmadı. Üstelik bu sefer,
hayallerini gerçeğe taşıyabilecek, ilerlemesini sağlayan bu gücünü tamamen
tüketmişti. Bir karamsarlığa düştü. Ve karar verdi, pesinden koşulan bu
hayallerin anlamsız olduğuna. "Hayal kurmadan da yaşayabilirim" dedi
kendine. Simdi umudunun olmadığını düşünüyor. Gerçekten öyle mi? Ama
içinde bir parçası o sıcak hayallerle beraber yaşıyor. Kendisi her zaman
farkına varmasa da...
|